Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Spiritüel Felsefe ve Toplum
 RUHSAL ÖGRETiLER FORUMU : Spiritüel Felsefe ve Toplum
Konu Konu: OGUZHAN CEYHUN /AGUSTOS AYI YORUMU Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Mesaj << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hale
jüpiter
jüpiter


Kayıt Tarihi: 22-Temmuz-2010
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 108
Gönderen: 04-Agustos-2010 Saat 16:56 | Alıntı hale

 

OGUZHAN CEYHUN  /  AGUSTOS AYI YORUMU

             

Merhaba,

 

Hayatimizda radikal dönüsümler ile beklenmedik olaylarin gündeme gelecegi, rutin devam eden is ve konularin degisim geçirecegi, kisisel haritalara göre ise bazilarinizin çok önemli olaylar yasayacagi bir Agustos ayina giriyoruz.

 

Gökyüzündeki gezegenler Öncü burçlarda büyük bir hareket halindeler. Bu yerlesimleri, daha önce 11 Agustos 1999 ve 6 Mayis 2000 yillarinda da gözlemledik. Bu kadar yogun gökyüzü hareketlerinin oldugu aylarda bireysel anlamda degisme arzumuz, psikolojik anlamda da içimizdeki eksik taslarin yerine oturabilmesi için yogun dissal etkiler ile karsilasiriz.

 

Astroloji, kendi içinde özel kurallari olan kadim, piramitler kadar eski bir zaman dilimine attir. Astroloji ile ugrasan biz profesyoneller bile Astrolojik gözlemlerdeki matematiksel sistemin tam anlami ile nasil kuruldugunu bilmeyiz.

 

Ayni Misir piramitleri, Ingiltere’deki kadim Stonehenge veya Kamboçya’daki Angkor Vat sehir sistemi gibi gerçek Astroloji de kadim uygarliklarin ve büyük atalarin bizlere mirasidir. Atalarimiz, doguda, batida, güneyde ve kuzeyde tüm kültürlerin söylencelerinde, gezegenler bati ve dogu cusplari üzerinde karsit ve kare açilar yaptiginda dünya üzerinde yogun degisimler olacagi bilgisini bizlere, nesiller içinde çesitli yollardan aktarmislardir.

 

Ancak; degisim ne demektir? Geleneksel olanin yikilip yeninin kurulmasi degisimdir. Basitçe anlatmak gerekirse; eskinin degismeyen kaliplarinin yikilip, yeninin dogmasi anlamina gelir.

 

Gökyüzünde Satürn, Plüton, Uranüs ve Jüpiter, Agustos’un ilk 10 günü Mars tarafindan, ikinci 10 günü ise Venüs tarafindan yogun bir sekilde tetikleniyor. Psikolojik anlamda özgürlesme isteginin yarattigi içsel anlayislarimizdaki degisim ile psikolojik anlamda sorumluluklarin ve kurallarin üzerimize getirdigi baskin etkiler, psikolojik anlamda riskli, ileriyi görmeden atabilecegimiz adimlari ön plana çikartir. Bu dönem öfkeli bir dönemdir. En sakin ve yumusak huylu olanlarimiz bile içimizdeki çocugun arzulari sebebiyle yogun öfke, hirs ve çatismalarla sekillenen bir firtinaya atilabilir. Olaylarin içinden, sadece çevremizdeki kisiler ile kurdugumuz iliskilerde daha esnek ve uyumlu davranislar benimseyebilirsek çikabiliriz.

 

10 Agustos’ta 17 derece Aslan burcunda Yeni Ay var. Yeni Ay, tüm Ates (Koç, Aslan, Yay) ve Hava (Ikizler, Terazi, Kova) gruplarina önemli bir motivasyon saglayacak. Yaraticilik gerektiren islerde özel gelismeleri mümkün kilarken, dogum haritalarinda Aslan ve Kova burçlari baskin kisiler, sanatsal yönlerini hizla gelistirecekler. Yeni hobiler ortaya çikacak.

 

20 Agustos’tan itibaren Merkür gerilemesini de yogun yasayacagiz. Basak burcundaki Merkür’ün geri gitmesi, içsel ve psikolojik anlamda gözden kaçirdiklarimizin farkina varmak, çevremizdeki eksik olan seyleri tamamlama dürtüsü hissetmek, geçmis ile baglantili pek çok olayi (eski bir dost ile karsilasma, okul arkadaslari ile yeniden iletisim kurma, kayip bir esyanin bulunmasi gibi) yasamak gibi konularin gündeme gelecegi bir dönemi temsil ediyor.

 

24 Agustos’ta Balik burcunda önemli bir Dolunay gerçeklesecek. Pek çok burç grubu için pek çok olumlu haberi getirecek olan Dolunay, Ikizler ve Yay’da ciddi yeni is firsatlari, problemli bir isin çözümü, olaylarin sonuca varmasi, Kova ve Aslanlar’da maddi konularda önemli ve güzel yükselisler gibi etkileri gündeme tasiyacaktir. 10 Agustos haftasi baslayan islerimizde sonuçlanmalar ve rahatlamalar olurken, Subat sonu ve Mart ayindan beri gündemde olan bir olay da lehimize sonuçlanabilir. 28 Subat ve 15 Mart arasindaki olaylarin yeniden gündeme gelecegi ve çözüme ulasacagi bir döneme giriyoruz.

 

26 Agustos’tan itibaren hayatinizda tutku, enerji, güç ve iliskilerde rahatlama ana konulardan olacak. Her ay, dünya üzerinde gerçeklesebilecek olaylar ile ilgili çesitli yorumlar yapmaktayim. Fakat, gökyüzünde 10 adet karsit, 9 adet kare, 4 yari karsit ve bir de Merkür retrosu varken, bu ayin Mundalin yorumlarini, çok da hosunuza gitmeyecegini düsünerek yayinlamiyorum. Sadece 1 - 11 Agustos arasi, özellikle de 6 - 7 Agustos günleri kazalara dikkat edin. 21 Agustos’tan sonra dogada ve dünyada büyük degisimler olacak.

 

Sevgiyle kalin...

 

 

Ayin önemli günleri ve etkileri

 

4 Agustos - Mars Plüton Karesi... Tehlike. Çesitli bölgelerde dogal felaketler.Asiri zorlanma.Ruhsal anlamda kaygilar. Kaza ve çatisma tehlikesi. Oglak ve Teraziler, fiziksel saglik ve psikoloji açisindan çesitli problemler ile karsilasabilirler.

 

6 Agustos – 17 Agustos arasi dikkat! 11 günlük bu zaman araligindaki tüm günlerde son derece etkili olmak üzere dünyanin her kösesinde çesitli zorlayici olaylar ve sorunlar olusabilir. Büyük bati ülkelerinde terör olaylarinda artis. Dünyanin çesitli ülkelerinde liderlere yapilabilecek suikastler. Hava sicakliklarinda büyük yükselis ve ani düsüsler.

 

8 Agustos - Venüs Satürn kavusumu... Pek çok kisi için mutluluk verici olaylar. Ask iliskilerine gidebilecek yeni tanismalar. Terazi burcundaki bu kavusum, uzun süreli ve neseli iliskilerin, Koç, Terazi, Kova ve Aslanlarin yasamlarinda ön planda bulunacagini gösteriyor.

 

10 Agustos - Aslan burcu Yeni Ay’i... Aslan burçlari hayatlarinda çok önemli ve keyifli bir döneme girecekler. Kova burçlari duygusal iliskilerinde anlasmalarda, sözlesmelerde ve iliskilerinde yeni ve güzel bir süreç yasayacaklar.

 

13 Agustos - Ay Venüs kavusumu... Tüm öncü burçlarda neseli ve sirin bir gün. Küçük sanslar, küçük hediyeler ve tatil firsatlari.

 

16 Agustos - Terazi Yengeç Güney Dügümü koordinasyon açisi... Venüs eski iliskileri canlandiriyor. Yarida kalmis iliskilerde yeni baslangiçlar, eski dostlar arasinda haberlesmenin artmasi, yillar önce görülen veya seyahat edilen yerlere yeniden gitmek. Kadersel temali olaylarin ön plana çikmasi.

 

20 Agustos - Merkür Retro harekete basliyor... 19 derece 3 dakika Basak burcu üzerinde Merkür retrosu. Eylül ortasina kadar sürecek bu etki ticarette, iletisimde ve sosyal hayatta belirgin bir düsüse sebebiyet verebilir. Tarim ve çiftçilik ile ilgili hos olmayan bu görünüm ekinlerin tarlalarda yanabilecegini, çesitli hastaliklari ve tarim sektöründe ciddi bir düsüsü de gösterir.

 

22 Agustos - Büyük Plüton Satürn karesi... Bu görüntüyü 11 Eylül 2001 olaylari ve terörde ciddi artis takip etmisti. Terazi ve Oglak grubunda oldugu için büyük ekonomilerde sarsinti, kapitalizmin sorgulanmasi, bazi bankalarda batma riski, Asya’da finansal kriz tehlikesi.

 

25 Agustos gecesi... Agustosun tüm yorgunluklarinin üstüne olumlu özellikli bir Dolunay var. Balik, Basak cuspindaki dolunay, Plüton gezegenine olumlu açilar yapiyor. Tüm Toprak ve Su gruplari, en azindan 1 ay için hayatlarinda önemli bir rahatlama dönemi geçirecekler. Basaklar, sevgi, ask, çocuk; Baliklar, sosyal toplantilar, dileklerin gerçeklesmesi; Oglaklar, seyahat ve egitim; Yengeçler, medya, radyo, televizyon, halkla iliskiler gibi konularda güzel firsatlar dogmasi temali olaylar yasarlarken, Aslan ve Kova burçlari kazançlarini ciddi bir sekilde artirabilecekleri, günlük hayatlarinda ekstra gelirler yaratabilecekleri bir döneme giriyorlar.

 

27 Agustos - Ay Jüpiter kavusumu... Keyifli ve pek çogunuz için neseli bir gün. Yine hava sicakliklari dengesiz seyredecek. Bu görünümün arkasindan bir hafta içinde bol yagisli ve simsekli günler bizleri bekliyor.

 

 

                                     astrolog Oguzhan Ceyhun

Yukarı Dön Göster hale's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: hale
 
hale
jüpiter
jüpiter


Kayıt Tarihi: 22-Temmuz-2010
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 108
Gönderen: 09-Agustos-2010 Saat 13:57 | Alıntı hale

2010'DA GÖKYÜZÜ SÖLENI

8/8/2010 · Kategori: HABER

2010’ da“Gökyüzü Söleni”

 Ruhsal- Fiziksel-Bedensel Etkilenmeler

  "Büyük kare özellikle öncü burçlarda gerçeklestiginde; engellemelerin, toplumsal-bireysel enerjilerin disa vurumlarini artik durduramayacagini; akil, sagduyu ve özgüven gösterilirse büyük basarilara imza atilabilecek bir dönemin basladigini isaret etmektedir." (Astrolog Gürgün)

“Asagida olan yukaridakine benzer”  Zümrüt Tabletleri

Gökyüzünde Sölen

  7.Agustos.2010: Pluto(Oglak), Uranüs - Jüpiter(Koç), Satürn - Mars -Venüs(Terazi) ve Ay(Yengeç) öncü burçlarda büyük bir T-kare olusturuyorlar ve buna “büyük yenilikler hareketi” adini verebiliriz. Büyük Yenilik Hareketleri ruhsal-fiziksel-bedensel tüm enerjileri harekete geçirir ve adeta bir metafor baslatir. Ruhtaki ve bedendeki sakli enerjiler açiga çikmak ve yansima yapmak ister. Tipki gökyüzündeki yildizlar gibi…

  2010 yili, gezegenlerin yeni dizilis konumlariyla birlikte, belirsizliklerin bitecegini, çok hizli degisim ve yenilenme hareketlerinin, yeni baslangiçlarin olusacaginin müjdesini veriyor. Bu hem zorlu ve hem de islerimizi kolaylastirici çok farkli düzeyde, belki de bugüne kadar hiç karsilasmadigimiz tarzda yeni olaylar dizisi kapida, bizi bekliyor demektir. Hayli sasirtici bir yilla karsi karsiyayiz. Özellikle isik isçileri için hareket ve faaliyetlerinde daha nihai, kesin sonuçlar alacaklari pozitif ve isikli bir dönemin ilk baslangici diyebiliriz.

  Daha önce de belirttigimiz gibi, 2010 olusan gezegen etkilerinin de katkilariyla kendimizle yüzlesme cesaretimiz daha ön plana çikacak, içimizdeki ve çevremizdeki karanliklari aydinlatmak arzusunu harekete geçirecek, hangi yöne gitmek istedigimizi daha net görebilecegiz. 2010 yili ayni zamanda kim oldugumuzu arastirmak isteyecegimiz, yasam programlarimizi gerçeklestirmenin önemini fark edecegimiz, bedensel-fiziksel ve yasamsal alanlarda, radikal degisimlerin ön plana çikacagi bir sürecin baslamasini da tetikleyecek. Dogum haritalarinin uygunluguna göre pek çok insanin yillardir sürüncemede kalmis, ev, is, es, egitim, bireysel gelisim hatta ülke degistirme gibi temel yasamsal konularinda kalici çözümlemeler olacak ama tabii genel anlatimlar yerine bu tip kisisel büyük degisimlerde özel olarak sadece o kisinin dogum haritasinin incelenmesi ve ona göre yeni kararlar alinmasi, ‘Büyük Yenilikler Hareketi’ne de dogru bir uyumlanma pratigi olacaktir.

   Özellikle öncü burçlar olan, Oglak, Koç, Terazi ve Yengeçler, kendi yasam planlarina uygun olarak verimli olacaklari alanlarda öncü konumlara geçecekler ve bazi degisimleri baslatacaklar. Öncü burçlarin asil özelligi, bu tip büyük yenilik hareketlerinin baslamasinda kendi yasamsal konumlarina uygun ilk hareketi verici etkileri, hem görünende hem görünmeyende çok rahat tasimalari ve yaymalaridir. Gözle görülmeyen yayinlar enerji düzeyindedir. Ruhsal ve fiziksel hatta gezegensel Enerjilerle ile ilgili konular bu yildan itibaren daha da çok gündeme geliyor.

 Evrenin temelinde “enerji” vardir. Her sey enerjidir aslinda.  Enerji, kendini bir “titresim” ve “dalga boyu” seklinde ortaya koyar. Var olan her sey gibi insan da bir enerji ve belirli bir dalga boyudur. Aslinda kendimizi sadece et, kan ve kemikten olusan bir fizik beden olarak ifade etmiyoruz. Insan enerji düzeyinde de sürekli bir yayin halindedir bu yayinimi suya atilan bir tas gibi, çevresinde halkalar ve dalgalar olusturur. Bu halkalarin birbirleriyle olan girisimleri kimi yerlerde yükselen, kimi yerlerde de alçalan dalga desenlerinin meydana gelmesine yol açar. Bu dalga desenlerine “hologram” denir. Beynimiz de tipki evrendeki bütün cisimler gibi “holografik” bir isletim sistemine sahip. Dalga boylari ve onlarin birbirleriyle kesisip-giriserek olusturduklari “bilgi hologramlari” araciligiyla faaliyet gösteriyor.
  
“Holografik Beyin Teknikleri”, beynin isletim sistemi üzerinde bilinçli etkilerde bulunmak ve “bilincimizi” istedigimiz sekilde “yönetip-yönlendirmek” anlamina geliyor. 2010 yilindan sonra ‘Hologram’ ve holografik bütünlük gibi konularin gündelik yasamda daha fazla kullanim alanina girmesi gibi; temel anlayislarimizda pek çok yenilik yaratacak yeni bilgi hareketleriyle ve haberleriyle karsilasmaya hazir olalim, sasirmayalim!

  Mikro da ne varsa aynisi da makroda oldugu için gezegenlerin de bizleri etkileyen bu tip yayinimlari vardir ve T kare gibi bazi özel konumlar özellikle çarpici etkiler yaratirlar. Bu yil bu etkileri hem kendi yasamimizda hem de toplumsal düzeyde hep birlikte yasama ve gözleme sansimiz var.

2010’da Holistik-Bütünsel Insan Modelinin Ilk Örnekleri Olusuyor

  Büyük Yenilik Hareketleri ilk çikislari itibariyle evrensel degerler tasirlar ve dogal yollarla egoyu denetim altina alirlar. Tüm holistik bilgiler, sadece ben diyerek yürümenin zorlugunu ve egonun agirligini anlatiyorlar. Bu tip yeni bilgi akislariyla akan bireylerin fazla zorlanmadan dogal denetim sistemlerini harekete geçirmeleri mümkündür. Özellikle 2010 yilinda ‘Gezegen Enerjileri’nin dizilis ve akis sekli buna izin vermektedir. Bu yildan itibaren her türlü olayi kendi çikarlarina göre degerlendiren insan modelleri demode oluyor. Ben yerine biz demeyi bilen, kendini düsündügü kadar bir baskasini da düsünen holistik insan modeline hizli bir geçis var.” Günlük gazetelerde bile bu konulara ait haberler yer almaya basladi bile… Tüm bunlar yenilik haberleridir, dikkatli okumak ve arastirmakta herkes için yarar vardir. Yeni bir bakis açisi ve bilgilendirme sistemi uzun yillardir devrede ama bu yil degisik bir patlama yasanmasi da söz konusu.

  Ezoterik, astrolojik ve spiritüel bilgilere göre, “Holistik insan”, egonun dar sinirlarini asan ve evrensel düzenle ayni frekansta titresebilen insandir. Digerlerine göre ruhsal yeteneklerini ve duyular disi algilarini daha fazla kullanir. Bir elestiriyle karsilasinca bunu “kendini gelistirme firsati” olarak degerlendirir. Kimseye ve hiçbir olaya kizmaz. “Bu, benim basima neden geldi?” diye düsünür. Tipik söylemi, “Ben nedenleri anlayarak bu basima geleni degistirebilirim, süreyi kisaltabilirim, sorunu asabilirim, kendime de baskalarina da faydali olabilirim” seklindedir.

Özellikleri

 1.   Duyular Disi Algilama kapasiteleri geliskindir.

 2.    Ruhsal ve Psisik yeteneklerini ve beyin kapasitelerini mümkün oldugunca fazla kullanirlar.

 3.    Ruh ve bedenlerinin enerji düzeyini ve titresimlerini yükseltmeyi bilirler, bes duyunun disina kolaylikla tasarlar.

 4.    Farkindaligi yüksektir, bilincini, zihnini(düsünce sistemini) beynini yönlendirmeye önem verir ve teknik kullanir.

 5.    Holografik bir anlayisla, kendisinin de bir mikrokozmos oldugunu bilir ve sürekli kapasitesini gelistirmeye çalisir.

 6.    Evrensel “Bir”lik ve “Bütünsellik” olgusunu yüksek bir farkindalikla hissetmeye çalisir ve bireysel yararlarinin her
     seyin yararina ve iyiligine oldugunun suurundadir.

 7.    Pozitif ve olumlu bir insan olmak onun için görev degil, yasanmasi gerekli bir haldir.

 8.    Günlük yasamda karsilastigi olaylari pozitif ya da negatif diye degerlendirmek yerine kuantum mantigiyla ikili
     düsünür ve zitlari birlemeye, olaylara kartal bakisiyla bakmaya çalisir.

 9.    Karsilastigi insanlarin ve olaylarin ona bir seyler ögretmek ve onun deneyimlerini zenginlestirmek için orada
     olduklarini, süreç bittiginden her seyin degisecegini iyi bilir ve yasaminin sorumlulugunu yüklenir.

10.  Evrensel sir olarak kabul edilen bilgilerin dogal, anlasilabilir ve uygulanabilir yasalar oldugunu hissetmeye
     baslar ve kendine göre pratikler yapar.

11.    Holistik insan, iletisime çok önem verir. Iletisim tekniklerini dogru kullanir. Beden dili, sözel anlatim, düsünce
      yayini, enerji dengeleri gibi temel bireysel gelisim konularina önem verir.

12.    Spiritüel ve dünyasal lisans egitimlerini, bilimi, okumayi, arastirmayi ve sürekli kendini gelistirmeyi ciddiye alir.

13.    Eski kaliplari kullanmaz, sorulari açiklayarak yanitlar, karsisindakini ikna etmek ister ama zorlamaz. Ceza
      yöntemlerini kullanmaz, farkindaliga deger verir. Sorgulamayan itaati ciddiye almaz. Anlamak ve anlasilmak
      ister.

14.   Modern bir Yunus gibidir. Varliga ve yokluga sevinmek ya da üzülmek yerine gerekenin yapilmasini daha fazla
      önemser.

15.     Yeni bir dönemin ve yeni bir baslangicin, ruhsallikla-bilim arasinda kurulacak meta köprülerle atilacagini ve
      meta bilimin önemini bilir. Metapsisikle, bilim arasindaki köprüleri kurmak için kendi de düsünsel-sözsel-eylemsel
      aktivitelerde bulunur.

2010’ da Gökyüzü Hareketlerine göre Enerjilerin Bedendeki Yansimalari

  Bu dönem itibariyle hem enerjetik hem de fizik bedende de bazi yansimalarin olmasi dogaldir. Bedensel agri ve sizilarda özellikle sirt, bel ve boyun belgesinde artis olabilir… Bu agrilara yasadigimiz yogun olaylarin verdigi sarsici etkiler neden oluyor olabilir, sarsici olay bizde kökül bir degisim ve yeni bir anlayis yarattigi için DNA degisimine de neden oluyor. Bu agrilar geçicidir.

  Zaman zaman nedensiz derin bir üzüntü duyulabilir. Geçmisin geride birakilmasi böyle bir hüzne neden olabilir. Tipki eski evden yeni bir eve tasinirken geride biraktiklarimiz için üzüldügümüz gibi, geçmis yasamlarla da vedalasmak üzüntüye yol açiyor. Bu üzüntü geçicidir. Fazla uzatmamak gerekir. Yeni her zaman daha iyidir.
  Ara ara nedensiz gözyaslarina bogulsaniz sasirmayin. Aglamak iyi gelir ve sagliga da yararlidir. Ayrica eski enerjiler bu yolla disari atilir. Bu da geçici bir durumdur.

   Uyku düzeniniz bir süreligine bozulabilir hemen ilaca sarilmayin bu geçici bir durumdur. Geceleri belli saatlerde uyanabilirsiniz ve kafanizdaki binbir konu sizi hayli mesgul edebilir. Tekrar uyumak için kendinizi sikmayin daha zor olur. Kalkip hosunuza giden bir seyle mesgul olabilir, ilik bir seyler içebilirsiniz.

  Bu ara sik sik kabus görüyor olabilirsiniz. Savaslar, katliamin yani sira korkunç varliklar tarafindan takip edildiginizi rüyalarinizda görüyorsaniz gerçek oldugunu sanmayin. Çünkü kelimenin tam anlamiyla eski enerjiyi üzerinizden atiyorsunuz. Savas, katliam, takip edilme ve korkunç yaratiklar tam da bunun sembolüdür. Korkmayin, bu durum da bir süre sonra düzelecektir.

  Insanlarla birlikteyken bile yalnizlik hissiniz varsa bu da yenilenmenin bir isareti... Bir süredir kendinizi yalniz ve insanlardan "ayri" birakilmis hissediyor olabilirsiniz. Ayrica kalabaliklara girmeyi de istemiyor olabilirsiniz. Yalnizliktan ne kadar bunalsaniz da, insanlarla bir arada olmak da içinizden gelmiyor olabilir. Bu da geçici. Içinizdeki bosluk, sevgi ve isikla bir süre sonra yeniden dolacak. Yeni insanlarla tanisacak, baska seyler konusuyor olacaksiniz. Bu sizi daha mutlu edecek…

  Cosku ve tutkunuzu da bir süreligine yitirmis olabilirsiniz. Her seye karsi kayitsiz oldugunuz hatta yasaminizi dondurulmus gibi hissettiginiz  bir dönemden geçiyor olabilirsizin. Endiselenmeyin, her sey yolunda. "Hiçbir sey yapmak istememe"nin tadini çikarin. Imkaniniz varsa seyahate çikin. Çünkü bu da geçici. Bu tipki kisisel bilgisayarinizin yeniden yüklenmesine benzer. Bilgisayari yeniden daha karmasik bir programla yüklemek için önce kapamak, ardindan açmak gerekir. Siz de su anda o nedenle devreleri kisa bir süreligini kapatmis bulunuyorsunuz.

  Yönünü tayin edememe duygusu. Bazen kendinizi yeterince bu dünyaya ait degilmissiniz gibi hissedebilirsiniz. Ya da kelimenin gerçek anlamiyla yeterince ayaklarinizin yere basmadigini, iki boyut arasinda kistirilip kaldiginiz hissine kapilabilirsiniz. Bu gerçekten de mekân anlaminda öyledir. Labirentte kalmak ve hep ayni noktaya çikmak duygusu verir. Merak etmeyin bu da geçici ve bu döneme ait özel bir durumdur. Yenilenmeyi isaret eder. Suurunuz (bilinciniz) yeni enerjideki geçisi deneyimlerken, bedeniniz dünyada asiliymis gibi ya da yönünü ve çikisi bulamiyormus gibi kalabilir. Bedene ve bu mekana yeterince odaklanmak için ormanda yürüyüsler yapmak ya da dogada zaman geçirmek, nefes uygulamalari yapmak önerilir.

  Aile ve akrabalarla olan sorunlarinizda köklü çözülmeler olabilir ve eskisi kadar bagli ve bagimli olmadiginizi fark edebilirsiniz, bu sizi sasirtmasin. Karmalariniz nedeniyle aile ve akrabalarla aranizda baglar vardi. Ancak bu karmalar çözülürken yani bazi olaylarin asil nedenleri ortaya çikarken aile ve akraba iliskilerindeki sorunlarin da çözülmesi çok normal. Kendinizi aile ve arkadaslarinizdan uzaklasiyor gibi hissedebilirsiniz. Bu da geçici. Korkmayin. Yakin bir zamanda söz konusu kisilerle farkli bir düzeyde yeni baglar kurabilirsiniz. Ancak bu kez söz konusu iliskiler eski takintilarindan arinmis ve yeni enerjiyle beslenmis daha gerçek baglar olacak. Bazilarinin da devreden çikmasi çok normal. Öncelikle kendine dürüst olmayi gerektiren bu dönemde, kiminle görüsüp görüsmeyeceginizi de yine ayni kararlilikla siz bulmalisiniz.

  Mesleki kariyerinizde ani degisimler olabilir. Bu son zamanlarda çok yaygin bir durumdur. Siz degistiginiz için çevreniz de degisiyor. Kendinize nasil uygun bir is bulacaksiniz diye sakin dert etmeyin. Bu da geçici bir durum. Su anda geçis dönemini deneyimliyorsunuz. Hayal ettiginiz ve o çok istediginiz isi bulana kadar farkli farkli is kollarinda kendini çalisiyor bulabilirsiniz tüm bunlar deneyimleri zenginlestirmek ve gerçekte ne istediginizi bulmanizi saglamak için yasaniyor olacaktir.

  Kendi kendine yapilan içsel söylesilerde artis olabilir. Son zamanlarda kendinizi kendinizle sik sik söylesirken yakalayabilirsiniz, sakin sasirmayin. "Iç"inizle yani asil kendinizle yeni bir iletisim sekli yaratiyorsunuz. Bu içinizle söylesiler, aysbergin görünen tarafidir. Bu içsel konusmalar gittikçe derinlesecek ve akici hale gelecek ve farkindaliklarinizin  arttigini göreceksiniz. Olaylar arasindaki baglantilari daha rahat kesfedeceksiniz. Merak etme çildirmiyorsunuz, siz yeni enerjileri kullanmaya basliyorsunuz.  

  Özlem duygusu. Bu belki de hepimizi en çok zorlayan ve en güçlü meydan okumalardan biridir. Içimizde taa derinlerde yuvaya dönmeyi isteyen bir duyguyu zapt etmek bazen güçlesir.. .Bu sadece sessizce yuvaya dönmek isteyen yönünüzün hasretidir. Yani özüne dönmek ve gerçek kendin olmak, kararlarini otomatik etkiler olmadan asil kimligiyle almak arzusu ve Hakikate duyulan özlem böyle derin bir hüzün yaratabilir. Buna yuvaya dönüs de denebilir. Burada, dünya üzerinde yeni bir göreve hazir olup olmadiginiz sorun kendinize? Yeni enerjiye kök salmak için karsilasacagin meydan okumalara hazir misiniz? Evet! Tabii ki hazirim diyorsaniz artik içsel benliginizle ya da diger adiyla üstün benliginizle karsilasmaya ve gerçegi yalansiz dolansiz yasamaya hazirsiniz demektir.

  Düsünce gücümüzle, atomalti parçacik düzeyine kadar inip, kuantum etkileri harekete geçirekek dalga-parçaçik yani soyut-somut, ruh-madde, pozitif-negatif, siyah-beyaz dengesinde yeni  seçim olasiliklari yaratabilir ya da ikili bir mantik sistemi kullanarak, olaylarin üzerinde kalmayi basarabiliriz. Her negatif olayin diger uçta mutlaka bir pozitif yönü oldugunu bilmek günümüz insani için Polyanna’cilik sayilmiyor. Aksine bu tip olumlu ve umuda yönelik düsünceler yeni fizikle de besleniyor. 2010 yilinda sadece bize ait olacak ve yeni farkindaliklar yasadigimizi hepimiz öyle ya da böyle hissedecegiz.

  Özgür ve yenilikten hoslanan kisiler için hayli farkli bir dönem basliyor. Gökyüzündeki T yapan kare açinin ne anlama geldigini daha yakindan hissetmek ve gözlemlemek için hepimize yeni bir firsat doguyor. Bizden baskalarinin da bu geçis döneminde yeni enerjiye siçramasi için hepimize ihtiyaçlari var. Baskalarinin eski enerjiden yeni enerjiye atlamayi göze almis "insan" modellerine olan gereksinimlerini göz ardi etmemiz gerekiyor. Artik hiçbir sadece kendimiz için degil, hepimiz için yani ben yerine biz demenin ne anlama geldigini bize anlatacak hem güzel, hem zorlu, hem sasirtici olaylar dizisiyle bakalim neler gözlemleyecegimiz ve ne tür zengin deneyimler yasayacagiz?  

  “Yeni yil bir bahar mevsimi gibi degerlendirilebilir. Yeni filizlenmelere, meyvelenmelere kapinin daha da çok aralanacagi bir yil olacak. Kendi içinizde, kendi çevrenizde ve toplumda bununla ilgili pekçok yenilige sahit olacaksiniz, yeni tesirlerin, yeni enerjilerin yogun bir sekilde akacagi bir yil geliyor...”

  2010 yilindaki “Gökyüzü Söleni”ni bireysel yasamimiz  için bir sölene, umuda çevirmek, yenilikleri gözlemlemek ve disaridan aci bile görünseler kendimizdeki, çevremizdeki ve toplumlardaki degisimler için sevinmek ya da üzülmek bizim elimizde!...

Kaynak: Astroset Ruhsal Arastirma Grub

Yukarı Dön Göster hale's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: hale
 
hale
jüpiter
jüpiter


Kayıt Tarihi: 22-Temmuz-2010
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 108
Gönderen: 23-Eylül-2010 Saat 15:49 | Alıntı hale

 

 

EKINOKS VE KOÇ BURCUNDA DOLUNAY BIRLESIYOR

 

Sevgili Arkadaslar,

 

23 Eylül 2010 Persembe günü Sonbahar Ekinoksu ve  ayni gün öglen 12:18’de  Koç burcunda dolunay gerçeklesiyor.

 

Çogu mevsimsel veya Astrolojik döngüde oldugu gibi, Ekinoks zamanlari da tarih boyunca pek çok toplum tarafindan özel kabul edilmistir. Ekinokslar sadece göksel hareketle özetlenebilecek günler degildir aslinda; etkilerini ve atfedilen sembolik degerlerle gelisen gelenekleri  bugünkü modern hayatimizin içinde de bulabiliriz.

 

21 Mart Ilkbahar Ekinoksu ile doga uyanir ve yeni bir dogum baslarken, 23 Eylül Sonbahar Ekinoksu ile içe dönüs baslar.

Içe dönüs derken, aslinda bireysel  farkindaligimiza dogru bir içe dönüstür bu… her sene oldugu gibi daha derine dogru yeni bir yolculuk zamanidir…ve bunu da inzivada degil, tam tersi diger kisilerle iliski kurarak deneyimleriz. 2011 Ilkbahar Ekinoksunda gerçeklestirecegimiz disa dönüs ve yeni dogum Uranüs’ün Koç burcuna girisi ile senlenecek. O yüzden 2010 yaz dönemiyle, özellikle 26 Haziran Oglak tutulmasiyla baslayan degisim dönemi, yarinki Ekinoks ve Dolunay ile yeni bir boyut kazaniyor.

 

Bireysel farkindaligimiza dogru önemli bir kapi açan, enerjisi oldukça yüksek ve önemli bir tarih 23 Eylül 2010 ve yeni bir dönemin baslangicini da heyecanla müjdeliyor.

 

Nasil bir dönem bu?

 

Zaten Satürn gezegeni Terazi’ye girerek bir ön hazirlik yapti,  Satürn 2012 yilina kadar Terazi burcunda transit yapiyor ve Terazi konulari hepimizin yasam alanlarinda ve bilinçlerimizde aktive oluyor.

 

Herseyden önce yüksek bir sevgiye dogru adim atiyoruz. Terazi’nin yönetici gezegeni olan Venüs bu burçta birlik bilincine vakif yüksek duygulari, ilahi sevgiyi, tüm varolusta Tanri’nin yansimasini ve O’nun sevgisini her yerde, her kisiye görebilmemizi ögretiyor bize.  Elbette zorlayici tarafi da olabilir önümüzdeki dönemde enerjilerin, ancak hepimiz bulundugumuz yerden ve baktigimiz pencereden yaratiyoruz ve yaratmaya devam edecegiz gerçekligimizi…

 

Yarinki Ekinoks ve Dolunayla kapilari açilan ve genel olarak Satürn gezegeni ile 2012’ye kadar sürecek bir “sevgi egitimi” olacak sanki gökyüzünden bize akan…

 

Kalplerimize dokunacak olan bu Yüksek Sevgi, bizlerden de diger kalplere akacaktir, diger kalplere dokunacaktir.

Evrendeki her seyin kalbiyle birlesen Ilahi Sevgi’ye dönüsecektir!

 

Geçtigimiz ay, Basak döneminde özellikle Merkür gerilemesi de olunca, oldukça güçlü bir arinma içine girdik ve Ekinoks’a hazirlandik. Bir sonraki ay Akrep’te agaçlar yapraklarini tamamen dökmeden önce, simdi, Terazi döneminde doganin tüm renklerini görecegiz.

 

Terzide doga rengarenktir çünkü…

 

Iste bizim de kendi içimizdeki tüm o muhtesem renkleri fark etmemizi istiyor  gökyüzü enerjileri bu Ekinoks ve dolunayda.

Günes Terazi’ye girerek, BIZ bilincini, tüm iliskileri ve partnerligi tetiklerken, Ay Koç burcundaki Dolunay ile,

 

“Peki ama BEN kimim BIZ içinde?” diye sorduruyor kendimize.

 

Evet Yüksek Sevgiyi ögrenmeye ve hayatimiza geçirmeye gidiyoruz adim adim…Ama bunun en basinda  KIM oldugumuzu ve gerçek ihtiyaçlarimizi fark etmemiz gerekmiyor mu? Ayni sekilde iliski içinde oldugumuz tüm kisilere de bu gözle bakabilmemizi ögretiyor bize gökyüzü enerjileri.

 

Sen kimsin ve nasil bir kozmik tohumsun? Atalarindan neler getirdin? Hangi renklerin ve notalarin var senin? Nasil bir müzikle titresmeyi seçtin sen? diye soruyor bize Ekinoks ile birlesen Koç dolunayi…

 

Kendini bil ve kendini sahiplen ki, BIZ olabilesin. Yüksek sevgiyi ve maskesiz partnerlikleri, maskesiz dostluklari yasayabilesin!

Kendini bildigin zaman, karsindakinin sana seni vermesine ihtiyaç duymayacaksin…  

 

Hiç bu kadar yakinlasmamistin KENDIN olmaya… Hiç bu kadar farkinda olmaya yakin degildin Kendi DEGERINI!

 

Baska bir sey daha fisildiyor bize bu Dolunay:

 

“Partnerlik içinde SEN Nasil birisin, dön bir kendine bak…

Tüm iliskilerinde SEN Nasil birisin, dön bir kendine bak…

Dosdogru bakabilir ve anlayabilir misin neden yalniz oldugunu kalabaliklar içinde bile?

Peki, KENDINI bilmeden, nasil göreceksin KENDINI seffaf bir sekilde?

Oyun arkadaslarina kendini ve öz ihtiyaçlarini dile getirebilir misin?

Ve onlarin sessiz seslenislerini bile duyabilir misin?"

 

Iste böyle bir döneme dogru gidiyoruz Arkadaslar. Tüm iliskilerimizi gözden geçirecegimiz ama en önemlisi iliski kurma biçimimize yönelik uyanislar yasayacagimiz (ki bu husus yaz döneminde basladi), kendimize disaridan bakmayi daha güçlü bir sekilde ögrenecegimiz ve bunun sonucunda da bazi ortamlardan ayrilsak da, kendi “gerçegimizle” bütünlesen iliskilere dogru ilerleyecegimiz bir döneme girdik. Bunun yolu da önce kendimiz olmaktan ve kendimizi sahiplenmekten ve kendimizle seffaf bir iliskiden geçiyor.

Terazi dengeyi ifade eder.  Evrensel Dengenin yasamimizin her alaninda var oldugunun bilincine dogru gidiyoruz ve nerede dengede degilsek fark edecegiz bu yeni dönemde.

 

Bu sanki evrensel bir matematik hesabi ayni zamanda ve biz kendimizi sahiplenmedigimizde bu bütünsel matematik dengesini de saglayamiyoruz...

Dünyasal mirasin hak olmasi gibi…Evrensel mirasin da hak olmasi, her anlamda bereketin de hak olmasi ve hakkimizi sahiplenmemizdir bu.

Çünkü ilahi sistemde uyum ve denge var…Evrende matematik var…Esitlik var…Bütün ögretiler bize belki de bu evrensel denge ugruna kendimizi sevmemizi söylüyorlardi… Çünkü kendimiz oldugumuzda ve BEN’imizi sahiplendigimizde, evrene kendi payimiza düseni yansitmis oluyoruz.

 

“Evrenin matematiksel dengesinin saglamasi Yüksek Sevgide” diyor bize Satürn gezegeni.

Ve bu Yüksek Sevginin dengesinde sifa oldugunu söylüyor, Isa bilinci oldugunu söylüyor…

Bedenlerimizin sifasinin yolunun da Yüksek Sevgiden geçtigini isaret ediyor.

 

Gökyüzü enerjileri bir taraftan çok yikici olarak algilanirken bir taraftan da Sifa kapilarini açiyor hepimize. Hangi pencereden bakacagimiza bagli bu ama!…Jupiter ve Uranüs’ün dünyamiza yakin geçmeleri ve kavusum yapmalari önemli uyanislara vesile olacaktir ve bu uyanislarin yikimla gerçeklesmesi gerekmiyor.

 

Diger taraftan Pluton gezegeni Oglak burcunda bedenlerimizdeki Enerji Sistemimizi “dengelememiz” gerektigini gösteriyor bize. Eger çarka sistemimiz dengede degilse, yasama bakisimiz korkularla dolu olabiliyor. Ancak Sevginin olmadigi yerde kendine geçit bulabiliyor “korku ve karanliklar”…

 

Sevgili Arkadaslar, Ekim ayi önemli bir ay. 8 Ekimden baslayarak Venüs gezegeni Akrep burcunda gerilemeye baslayacak. Geri giden Venüs’ün bizlere söylemek istediklerini baska bir yazi ile paylasacagim:J

 

23 Eylül Ekinoks ve beraberinde gerçeklesen Koç Dolunayi ile dünyamiza akacak olan yüksek enerjilerin kendimizin ve bütünün en yüksek hayrina vesile olmasini ve evrensel denge alaninda kendi payimiza düseni her geçen gün daha güçlü bir sekilde Yüksek Sevgi ile bulusarak gerçeklestirebilmemizi diliyorum.

 

Sevgi ve isikla,

Serpil Dogançay

Yukarı Dön Göster hale's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: hale
 
hale
jüpiter
jüpiter


Kayıt Tarihi: 22-Temmuz-2010
Ülke: Turkiye
Gönderilenler: 108
Gönderen: 02-Ekim-2010 Saat 11:45 | Alıntı hale

 

 

Venüs retrosu geliyor

Asagi yukari her 8 yilda 5 defa, ortalama 584 günde bir olan Venüs retrosu yaklasik 40 günlük bir süreci kapsar.

Oguzhan Ceyhan
Uzman Astrolog
Güncelleme: 16:05 TSI 26 Eylül. 2010 Pazar

9 Ekim'den itibaren 18 Kasim'a kadar Venüs retrosunun etkisi altinda kalacagiz. Geçmiste kalan asklarin yeniden karsiniza çikabilecegi de bir süreç olan bu zaman araligi önemli etkilere sahip.

Asagi yukari her 8 yilda 5 defa, ortalama 584 günde bir olan Venüs retrosu yaklasik 40 günlük bir süreci kapsar. Bu da ortalama her 1,5 yilda bir Venüs'ün geri harekette bulundugunu görürüz. Astrolojik öngörüler ve yorumlarda çok önemli etkilere sahip olan Venüs, geri gittigi dönemlerde gücünü tam anlami ile gösteremez. Kozmetik, Kadin Güzelligi, Estetik ve Erotizm ile alakali olan Venüs'ün retrograde oldugu dönemlerde estetik bakimlar, estetik amaçli ameliyatlar ve kozmetiklerden kaynaklanin allerji gibi sorunlarla da karsilasabiliriz. Venüsün 1 yillik yaklasik 220 günlük dönüsü ile bir kadinin hamileligi arasinda da baglanti bulunmaktadir. Her 584 günde bir Venüs'ün özel bir döngüsü olur. Venüsün ufuk çizgisinde ilk göründügü ve son göründügü zamanlar hesap edilir. Bu dönemde Venüs, sabah yildizi veya aksam yildizi olarak görünür. Aslinda doguda son göründügü noktada dünyaya çok yaklasir. Veya kaybolur. Yaklasik 2 ay sonra, batida görünmeye baslar. 8 Ay görünmye devam eder ve sonra tekrar kaybolur. 2 Hafta sonra tekrar doguda görünerek yeni bir döngü baslatir. Venüs'ün bu döngüleri ayin günlük hareketlerinin gözlemlenmesi gibi, çok ciddi bir öngörü araci olarak kullanilir.

Bireysel horoskoplarda kisinin sevgisini nasil ifade ettigi, kendini baskalari ile nasil paylastigi ile ilgili yorumlar yapilabilir. Aksam yildizi oldugu zaman Afrodit, sabah yildizi oldugu zaman ise, Hesperus veya lucifer adi ile de anilir. Lucifer burada Lucian, günesle birlikte olan veya isik getiren anlamina gelmektedir.

 

Iliskiler açisindan ise Venüs retrosu dönemlerinde yarida kalmis iliski, ask ile ilgili konularin yeniden gündeme geldigi, beklenmeyen hamileliklerin ve gayrimesru çocuklarin en çok dogdugu dönemlerin Venüs Retrosu ile baglantili oldugu bilinmektedir. Bu dönem genelde ask dürtülerimizi, çekicilik, bilinçli duygusal cevaplar, kisisel degerler ve ortakliklarla ilgili fikirlerimizi degistirir. Bu ayni zamanda o anki ekonomik sartlar ve kisisel olarak sahip oldugunuz seylerle ilgili davranislarinizla ilgili olabilir. Bu dönem evlenmek, bosanma islemlerini baslatmak, is ortakligi kurmak ve diger profesyonel isler için uygun bir dönem degildir.

Venüs ayni zamanda finansal kaynaklari genisleten bir gezegen oldugu için bu dönemde degerli mineraller ile ilgili alisveris ve yatirim yapmak, estetik degerleri yüksek olan yatirimlara girmek, örnegin güzellik merkezi açmak veya kuaför salonu açmak dogru degildir.

 

http://www.astrologyanalyst.com

Yukarı Dön Göster hale's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: hale
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce Giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Powered by Web Wiz Forums version 7.97
Copyright ©2001-2005 Web Wiz Guide