| Yazanlarda |
|
nurcihan mars


Kayıt Tarihi: 29-Kasım-2008 Ülke: Turkiye Gönderilenler: 26
|
| Gönderen: 04-Ocak-2009 Saat 04:28 |
|
|
|

SEVGİLERDE
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçecegi aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.
Behçet Necatigil
Bu şiiri çok seviyorum."Erteleyenler helak olmuştur" denmiştir boşuna değil.Ayrıca bu sözlere yorumunu katan iki kişiyi de burda zikretmek isterim,harika seslendirmişler:Funda Arar ve Zuhal Olcay
Sevgileri ertelememek dileğiyle...
|
| Yukarı Dön |
|
| |
nurcihan mars


Kayıt Tarihi: 29-Kasım-2008 Ülke: Turkiye Gönderilenler: 26
|
| Gönderen: 04-Ocak-2009 Saat 16:36 |
|
|
|
ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını, kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek degil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez, Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmis, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Can Yücel
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 04-Ocak-2009 Saat 20:00 |
|
|
|
Aslında yalnız sevgileri değil hiçbir şeyi ertelememek lazım .
Yapılması gerekeni hemen üşenmeden, ertelemeden, bahaneler yaratmadan yapsak başımıza hiç bir şey dert olmazdı değil mi?
Sevgileri ertelediğimizde ise olcaklar açıktır.
"Beni kimse sevmiyor" diyenler bence hep sevdiğini söylemeyi ertelemiştir .
Gönül işlerinde ise sevdiğini söylemek genellikle sanki gururu incitiyormuş hissi uyandırır .
Doğrusu aşk tek taraflıysa ve siz bunu biliyorsanız...
Aman söylemeyiverin canım, bilmesin .
|
| Yukarı Dön |
|
| |
Silinmiş Üye Anonim/ Misafir

Silinmiş Üye
Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003 Gönderilenler: -3
|
| Gönderen: 05-Ocak-2009 Saat 23:01 |
|
|
|
"Doğrusu aşk tek taraflıysa ve siz bunu biliyorsanız...
Aman söylemeyiverin canım, bilmesin ."
Ben buna katılamayacağım izninle canım.Varsın aynı ölçüde olmasın sevgisi,varsın tek taraflı olsun.Ben sevdiğimi söylemedim demektense,o ne kadar çok sevdiğimi anlamadı derim.Hem belli mi olur?Beni sevmediğini,bana hazır olmadığını bile bile "SENİ SEVİYORUM." dediğim insanla 15 yıldır evliyim ve artık o bunu her gün söylüyor!!!
Sevgi karşılıksız ve koşulsuzsa,tek ödülünüz bunu onunda bildiği ve en azından arada bir de olsa düşünüğü bilincine varmaktır.E AŞK da bu değil mi?
Sevgiyle.
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 05-Ocak-2009 Saat 23:27 |
|
|
|
Ah! Sevgili Üftadecim,
15 yıldır başarılı ( ben 15 yıl sürdüyse başarısız diyemiyeceğim, hele hele senin gibi sevgi dolu birleyse) bir beraberlikte eşin sana ifade etmese de seni seviyor düşüncesindeyim.
Evet, sevgi alan tarafından belirlenir diye bir söz vardır ama herkes çok da kolay ifade edemeyebilir sevgisini..
Ama aşk acısı vardır ya ... bir zamanlar hepimizin şöyle ya da böyle yaşadığımız... Bizi allak bullak eden , peşinden koştukça kaçan, gece gündüz onunla yatıp onunla kalktığımız ve bir türlü kavuşamadığımız...
Eğer aşk karşılıklı ama engeller sebebiyle biraraya gelinemiyorsa sevdiğimizi söyleriz doya doya tabi
Bir de karşılıksız aşksa... Biz deli gibi seviyoruz ama onun umurunda değilse İşte bu durumda ben aman bilmeyiversin dedim.
Ama ümit edelim ki hem sevelim hem sevilelim hem de sevgimizi ertelemeden keyifle tadını çıkaralım
|
| Yukarı Dön |
|
| |
nurcihan mars


Kayıt Tarihi: 29-Kasım-2008 Ülke: Turkiye Gönderilenler: 26
|
| Gönderen: 05-Ocak-2009 Saat 23:30 |
|
|
|
İşte o zaman aşka sevgiye kapıların tamamen kapanıyor adilenurcum.
|
| Yukarı Dön |
|
| |
Silinmiş Üye Anonim/ Misafir

Silinmiş Üye
Kayıt Tarihi: 01-Ekim-2003 Gönderilenler: -3
|
| Gönderen: 05-Ocak-2009 Saat 23:42 |
|
|
|
Canımsın benim,kıyamam o gözyaşlarına ikonda bile olsa...Emin ol ki o zamanlar mutluluğu başka dallarda arayan,deli dolu ,hercai biriydi.Benimle karşılaşmaktan bile kaçınırdı,kuzen olduğumuz halde.Ve ikimiz de farklı yollar çizmişken kendimize,zamanla mucizevi bir dönüş yaşandı ve yazgı tersine döndü.Kaçan,kovalayan oldu...
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 01-Haziran-2009 Saat 18:56 |
|
|
|
Birden özleyiveriyorsunuz... Çoktan unuttuğunuzu sandığınız ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.
Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü, siz çarşaflarınızın arasında, bütün tehlikelerden uzak, güvenle yattığınızı sandığınız bir anda, usulca ruhunuza sokulup, sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri birer birer ateşleyiveriyor. İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...
Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor. Özlediğiniz ise çok uzaklarda... Yanında olmasını istediğiniz halde yanınızda olmayan bir tek kişi, yanınıza bile yaklaşmadan, hatta onu özlediğinizden ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip başka kılıklara sokuyor...
Ahmet ALTAN
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 14-Aralık-2009 Saat 02:48 |
|
|
|
~~~~ GEÇİNEMEYEN İKİ SEVGİLİ ~~~~
Günlerden bir gün aşk meleği oklarını yanlışlıkla iki kişiye fırlatır. "Bu ne biçim melek" demeyin olmuş bir kere.. Dünyada en son aşık olması gereken iki zıt karakterdir kahramanlarımız. Bir arada olmaması gereken bu iki karakter aslında ömürleri boyunca acı çekmişlerdir ta ki meleğimiz hayatının en büyük hatasını yapana kadar..
 Oklar isimlerinin başharfi D ve M olan iki şanssız karakterimizi yaralamıştır. O büyük buluşma gününde yarım olan karakterlerimiz D ve M diğer yarısını bulmuştur ancak ortada çok büyük bir problem vardır. D ve M daha önce hiç hissetmedikleri ve belki başka hiçbir zaman hissedemeyecekleri güzel şeyler hissetmişlerdir ama bunun sonu olmadığından yakınıp durmuşlar bir süre.. İki karakterimizde işini gücünü bırakmış,dünyadan ve sorumlu oldukları insanlardan bihaber inzivaya çekilmişler. Ancak bu sırada dünya birbirine girmiştir,insanlar çıldırmış,dünya sanki tersine dönmüştür sadece D ve M'nin değil tüm insanların hayatı alt üst olmuştur.
Tabii aşkın gözü kördür D ve M'nin bunun farkına varması uzun zaman almıştır bu süre içinde küçük kıyametler kopmuş D ve M ancak dostlarının uyarmasıyla durumun farkına varmışlardır. Kahramanlarımızdan M'nin gözünün önündeki perdeler kalkıp olayın ciddiyetini fark edince D'ye artık ayrılmaları gerektiğini yoksa sadece ikisinin mutlu olması uğruna birçok insanın hayatının kararacağını anlatmıştır. Ancak, D kabullenememiş, bunun mümkün olmayacağını, onsuz hayatın zindanda yaşamaktan farklı olmayacağını anlatmış durmuştur, fakat M kafasına koymuştur bir kere ayrılmalarının en doğru karar olacağını söylemiş,bırakıp gitmiştir D'yi..
O günden sonra D ve M hiç aramamış, sormamışlar birbirlerini.. Ama ne D mutludur ne de M.. İkiside kendilerini görevlerine adamış hep başkaları için çalışmıştır,ne bir başkasına gönül verebilmişler ne de yaşadıkları o güzel günleri unutabilmişlerdir. D hiçbir zaman yedirememiştir,anlamamamıştır sevdiğini.. Ama gururunu yenipte gidememiştir M'ye..
M hep bu kararın en doğru karar olduğunu düşünmüş ama yürekten inanamamıştır buna sadece öyle yapması gerektiği için yapmıştır,mutsuzdur ama yapılabilecek başka bir şey yoktur. O günden sonra D ve M aynı yerde bulunmamak için çok çabalamışlardır. Aslında çoğu zaman buluşmuşlar mecburiyetten her buluşmada küçük kıyametler kopmuş,insanlar üzülmüş,ağlamıştır hatta kimi insanın canına mal olmuştur bu buluşma...
Merak ettiniz değilmi bu iki bahtsızın gerçek adını daha fazla meraklandırmayayım sizi. Duygu ve Mantıktır asıl isimleri.. Dünyada en son bir araya gelmesi gereken iki geçinemeyen sevgili
-ALINTI-
|
| Yukarı Dön |
|
| |
reikim45 güneş


Kayıt Tarihi: 18-Ocak-2007 Ülke: Turkiye Gönderilenler: 568
|
| Gönderen: 16-Aralık-2009 Saat 01:57 |
|
|
|
ERTELEDİM ZAMANI ORADA TAKILI KALDI
Erteledim zamanı bir yerde takılı kaldı
Tüm sevgilerim oraya aktı
Ertelediim zamanı çünkü kırgınlıklarım oldu
yeniden seveyim dedim yeni aşklara
yeni zamanlaraım olsun istedim
Erteledim zamanı seve seve
Orada askıya aldım onu
zamansızlıklar benim oldu
Erteledim zamanı
fesatlıkları görmeyeyim diye
koşullu ilşkilere girmiyeyim diye
Erteledim zamanı iyi de oldu
buradayım işte zamansızlıgın meakanında
çocuk gibi id egoyla bakıyorum hayata şimd
erteledim zamanı inat ettim tüm atık benliklerime
seviyesizlik kokan dikenli gül bahçelerine
Hoşumada gitti
Görememek vardı sevilenleri ertelenmeyen hayatların içinde
duyumsamamk vardı dokunamamak salladım gitti
Erteledim hayatımı boşluklar içinde
ben burdayım onlar ise çok ileride,
mari

__________________ Bizlerde çocuktuk,bir şeyler örgendik,
Bildiklerimizle övündük,eglendik
Şu oldu,bu oldu da ne oldu sonra
Bir bulut gibi geldik,yel gibi geçtik.
Ö.Hayyam.
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 06-Şubat-2010 Saat 18:26 |
|
|
|
Dilek olmak isterdim… Kayan bir yıldızın ardından tutulan. Armağan olmak isterdim… Bir çocuğun başucuna bırakılan. Gülücük olmak isterdim… Kollarını annesine açan bir bebekte. Nota olmak isterdim… Yazılmayı bekleyen bir aşk şarkısında. Nefes olmak isterdim… Neyzenin neyine üflediği. Kanat olmak isterdim… Özgürce uçan bir kuşta. Zeytin dalı olmak isterdim… Bir güvercinin gagasında. Deniz olmak isterdim… Balıkçıya ümit olmak için. Çakıl taşı olmak isterdim… Özenle seçilip saklanmak için. Yakamoz olmak isterdim… Sevgililerin düşlerinde. Öpücük olmak isterdim… Sadece senin dudaklarında. Anahtar olmak isterdim… Her bir sırrı açan. Kalem olmak isterdim… Hiç tükenmeden seni yazan. Çizgi olmak isterdim… Ninemim yaşlı yüzündeki anılarda. Kardelen olmak isterdim… Ölümün sessizliğinde açan. Velhasıl ben ölüme çeyrek kala olamadıkları isterken,
Peki ya sen?
|
| Yukarı Dön |
|
| |
SEA BREEZE jüpiter


Kayıt Tarihi: 10-Aralık-2008 Ülke: Turkiye Gönderilenler: 115
|
| Gönderen: 06-Şubat-2010 Saat 23:15 |
|
|
|
Çakıl taşı olmak isterdim� Özenle seçilip saklanmak için. Yakamoz olmak isterdim� Sevgililerin düşlerinde. Öpücük olmak isterdim� Sadece senin dudaklarında. Anahtar olmak isterdim� Her bir sırrı açan.
ne söylene bilirki ....
  
__________________ ﻛ є η ط ц ĸ α ℓ ط í η ط í я τ α иє s í s í η . . .
|
| Yukarı Dön |
|
| |
aşksal güneş


Kayıt Tarihi: 05-Ocak-2008 Ülke: Türkiye Gönderilenler: 220
|
| Gönderen: 07-Şubat-2010 Saat 02:08 |
|
|
|
aşk, nasıl bir duygu ya... Teşekkürler tüm paylaşımlar
için.
__________________ "Ey rabbim. Göğsümü aç, genişlet. İşimi kolaylaştır. Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni"(Taha:25-28)
|
| Yukarı Dön |
|
| |
adilenur Yönetici

Editör
Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2008 Gönderilenler: 1158
|
| Gönderen: 03-Haziran-2010 Saat 14:50 |
|
|
|
|
Şimdi sevmek zamanı. Annemizi, babamızı, eşimizi, çocuklarımızı, kardeşlerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı, çalışma arkadaşlarımızı sevmek zamanı. Onların bize çıkışlarını, kızgınlıklarını sevmek zamanı. Onların kusurlarını, eksikliklerini kendimizdekileri hatırlayarak kabul etme ve kucaklamak zamanı. Kendimizin iyimizle kötümüzle kabul edilmesini umut etmek zamanı. Şimdi almadan vermek zamanı. Başkasıyla barışmanın kendimizle barışmaktan geçtiğini idrak etmek zamanı. Bir adım daha öteye gidince erimek ve aşka varmak zamanı. Şimdi sevmek zamanı.
Şimdi fark etmek zamanı. Bu dünyada yağan yağmurun bir damlasının güzelliğini, esen rüzgârın bazen sertçe, bazen şefkatle okşayan dokunuşunu hissetmek zamanı. Şimdi yemek yapmanın yemek yemekten daha büyük bir lezzet olduğunu, tüketmenin değil, ikram etmenin zenginlik olduğunu, karlı bir kış gününde serçelerin ekmek kırıntılarına, insanın bunalıma girdiğinde içten bir gülümsemeye ve dokunuşa muhtaç olduğunu fark etmek zamanı.
Şimdi görmek zamanı. Bir bebeğin melek, bir çocuğun melik olduğunu şaşırarak anlamak zamanı. Dünyaya ister gören gözlerle, ister görmeyen gözlerle kalpten bir bakış atma zamanı. Şekilden öze giden yolda kalplerimizdeki mühürleri söküp atmak zamanı. Bir bebek gibi, bir kedi gibi insanların unvanlarını, elbiselerini, örtülerini ya da örtünmemelerini görmemek, görünenin ötesine geçip kalplerini görmek zamanı.
Şimdi hayal etmek ve keşfetmek zamanı. Balmumundan kanatlarla da olsa güneşe doğru uçmak zamanı. Sınırın atmosfer değil, aklımız olduğunu keşfetmek zamanı. Şimdi cesaret zamanı. Bilmeden yola çıkmak zamanı. Keşfetmenin zevkine, bir şeyler tasarlamanın keyfine varmak zamanı. Yolculuğun keşfetmek kadar güzel olduğunu keşfetmek zamanı.
Şimdi sorgulamak zamanı. Şikayetlerimizi, kızgınlıklarımızı, başarısızlıklarımızı sorgulamak zamanı. Şimdi pay çıkarmak, sonuçların bizim yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın eseri olduğunu fark etmek zamanı. Şimdi neden bu kadar çok yediğimizi, neden bu kadar geç kalktığımızı, neden bu kadar çok kavga ettiğimizi, savaştığımızı sorgulamak zamanı.
Şimdi değişmek zamanı. Sadece hep aynı şekilde kalan bir hayvan olmadığımızı anlamak, kendimizin daha iyi bir versiyonunu geliştirmek zamanı. Bazen sünnet gibi keskin bir müdahale ile, bazen bir muhabbetle, bazen dinlediğimiz bir hitabetle eskileri göndermek zamanı. Şimdi eskisini yenisiyle değişmek zamanı.
Şimdi okumak zamanı. Yaşamın bir kitap olduğunu anlamak ve her sayfadan bir şeyler öğrenmek zamanı.
Şimdi tamamlanmak zamanı. Unvanları, arabaları, elbiseleri ve hatta kitaplar dolusu bilgiyi bile kefenin içine koyamadığımızı, çuvala bir mızrağın sığmadığını ama sınırsız miktarda iyilik ve yardımların sığdığını anlamak zamanı. Şimdi yardım etmek zamanı. Yarım olduğumuzu ve ancak yardım ettiğimizde ya da aldığımızda tamamlanacağımızı sindirmek zamanı. Şimdi bir heykelin fazlalıkları atınca heykel olduğunu anlamak, yalınlaşarak tamamlanmak zamanı.
Şimdi gitmek zamanı. Her gün bir yere varmanın keyfini çıkarmak zamanı. Şimdi ister tekerlekli iskemleyle, ister değnekle ulaşmak zamanı. Şimdi yapamadığımız bir şeyin bize yarın için umut verdiğini fark etmek zamanı. Şimdi çalışmak zamanı. Şimdi pedal çevirmek zamanı. Duranın düştüğünü hatırlamak zamanı. Hızlananın yaşamı kaçırdığını, yavaşlayanın yaşama yetişemediğini düşünmek zamanı. Yemeğin ateş üstünde zamanla piştiğini anlayıp kaslarımızı ve aklımızı çalışarak pişirmek zamanı. Şimdi yarına gitmek zamanı.
Şimdi kucaklaşmak zamanı. Şimdi sevmek zamanı.
Yazar : Melih ARAT |
|
| Yukarı Dön |
|
| |
elek pluton


Kayıt Tarihi: 25-Mayıs-2010 Gönderilenler: 7
|
| Gönderen: 04-Haziran-2010 Saat 17:13 |
|
|
|
Digiturk te bir kanalda , John Edward isminde bir medyumun programı var. Yakınlarını kaybetmiş insanlar için öte alem ile haberleşiyor. Bu başlığı görünce o'nun bir sözü geldi aklıma ;
- yaşarken yakınlarınıza onları sevdiğinizi söyleyin ki, bunu sizin yerinize yapmak zorunda kalmayayım.
|
| Yukarı Dön |
|
| |
|
|